Tanrı'nın Korkusu

Yaşam denen yaratılmış bir saçmalığın öyküsünde, tanrı'nın kibriyle yeşeriyor zihinlerimiz ve hisler beliriyor kul yüreğimizde onun tam da nefret ettiği gibi.
Hisler beliriyor yüreğimizde ve Bay Tanrı erkek yüreğinden bunları daha evvel kovmuştu. Evvela bunlar tanrı'nın bakışıyla zamansız gebe kadınlara benzerdi ve kendini korumayı bilmezdi, ki o sebeple bunlardan kurtulmak gerekti. Çünkü efendim Bay Tanrı luzümsuz varlıklardan olma bir mahlukatı hayatında istemez, ona karşı korunmak ister ve araya bir bariyer koymayı yeğlerdi. Biz de onun oğulları olarak izinden gidecek olursak eğer, bunu yapmayı bilmek zorundayız şahsım nezdinde doğan fikirlerce. Zira "ben atam kadar kudretli değilim, bunlardan tamamıyla kurtulmayı başaramam" derseniz; buna gerek yok. Gereken yalnız bunları layık görmek birine ve luzumsuz olanlardan esirgemek; o vakit ne tanrı sizi luzumsuz şeyleri beslemekle suçlayabilir, ne de verdiğiniz şeyi bir kaybın azabı olarak duyabilirsiniz. Zaten korkmak sahip olanların işi değil midir?

Yorumlar