Yüceler dostlarım, kadeşlerim, yoldaşlarım; yaşam üzerine çok konuşmuş olmakla beraber yaşamın her daim bir gelişim süreci olduğunun da bilince olmaktayız ve dersler ediniyoruz. Hisler hissediyoruz, hisler bizim en büyük düşmanımızdır onları yenmeli ve huzurluysa yaşamalıyız.
Hisler ne zaman yaşanmalı ve ne zaman kaçınmalı tek reteçede cevaplayanmacak bir soru olmakla beraber hisler yaşanırken güzel ve sadık yaşanmalıdır. Ne mana da bunu diyorum diye soracak olursanız cevap vereyim. Hisler var olduğu müddetçe yaşanmalı ve bir ilişki, dostluk, sevililik ya da eşlik her ne boksa veya duygusallıksa bunlar size karşı var olduğunda ona sağdık olmak ve ihanetinden kaçınmak en büyük vazifenizdir. Bir de efendim size duyulan hisler yetmez hislerinizi yaşatmak için, bunu öğrenmek önemli şeydir. Bizzat bu düşüncenin temelini atmak için bir ders alma sürecine girdim ve şahsım adına size şunu diyebilirim ki; size duyulan hislere sadık olun ve size beslenen hislerle besleyin insanları. Sevgililik, eşlik ve dostluk içinde size olan bağya bağlı olun ve size duyulan sevgi bağını koruyun; ihanetten, terk etmekten kaçının. Kaçının, lakin uğradığınız hakaretlerin de üstesinden gelmeye, unutmaya, masumlaştırmaya çabalamayın. Çünkü bunlar her daim içinizde bir acı olarak kalacaktır hisleri ve hislerinizi değil, uğradığınız hakareti unutun. An ve an olsun aklınızda geçirmeyin, zikretmeyin ve kabul görmeyin.
Yorumlar
Yorum Gönder