Gözlüğümü dahi seçemez olmuştum bana yakıştırdıkların karşısında. Şimdi ben nasıl saygınlıklara hoşnut olayım, saygın kıstasında harap edilmişken binbir iltifatlı bakışla söylem?
Saygı üzerine birçok söyleme girişmiş bilincimin, bir de yüreği olduğunu anladım Doslarım. Evvela bütün saygılar yüreğime kendi çerçevesinde bir hoşnutluk vermektedir , lakin saygıyı kıstas etmeye giriştiğimde dostlarım ve eşlerim bir hayli hoşnutsuz etmekte hislerimi. Kendime "sebebi ne olmalı" diye soracak olursam, bunun için çok düşünmeye de gerek duymuyorum. Bu belli belirsiz bir gerçek değil, tüm netliği ve güzelliğiyle karşımda duruyor. Hatta bu buranın konusu dahi değil. Bu o minvalde duygusal bir gerçekki Elisa dinlemeli yalnızca, lakin öyle olmaması lazım geldi demem gerek. Bunu böyle gerek yapan şey sizlere olan sadakatim ve saygımdır.
Konuyu çok uzatmadan aktaracak olursam dostlar. Saygı bir dopamin salınımı gibidir; eşi bulunursa kabul görür, fazlası bulunursa hoş, azı bulunursa hoşnutsuzluk olur. Uzatmaya gerek yok bunlar manasız şeyler, her halükarda Yüceler kendine saygı duymalı ve gayesi uğrunda var olmalı. Bu hoşluğa ve hoşnutsuzluğa kanmamalı.
Yorumlar
Yorum Gönder