Ah Hürriyet (Hissi Hezeyan)

Bu yazı tamamen anlık hisler ve düşüncelerle yazılmış, söylemsel ataklardan ibarettir.

Bilmem, bir yaratığın sistemin içerisinde kendini soyut bir alana çekerek hürriyeti arzulaması, en başından derin öfkeler ve kavgalar doğuran bir şeydir. Bu yola adım attığında her şey güzel gitmeye başlıyor, yaptığın planlar yavaş yavaş işliyor; sonra ne denir bilmem... İnançlı bir insan olsaydım kader, evren vesaire vesaire bir şey derdim ama öyle değil, biliyorum. Bu "sonra"nın adı sistem; tam oldu, işliyor dediğimiz an sistem denen yamyam tüccar karşımıza bir şey çıkarıyor. Karşımıza çıkan şey o an varlığımızın yola elindeki dubayı bırakıveriyor ve bizim yolumuz biraz daha uzuyor.

İşte bu an, insan delicesine bağırmak, saldırmak, ağlamak istiyor. İnsan karşısındaki bu yaratığı öldürmek istiyor. İnsan bu şeye her şeyden vazgeçip dövüşmek istiyor. "Ah, hürriyet neredesin sen!" deyip sövmek, kalabalık esaretin hararetli öfkesi olmak istiyor.

O anlarda dinginleşmek, aklıselim olmak, dövüşmek için en hür ve zeki yolu bulmak gerekiyor. Ya da sadece kabullenmek, kabullenmenin huzuru ile boyun eğmek gerekiyor.

Yorumlar