Bu yazı başlığı fazlasıyla kişisel olmakla beraber, yazının içeriği bir o kadar genel ve soyuttur.

Öncelikle bu konuyu, şu an sigara içiyor olmam sebebiyle, kendi şahsım üzerinden anlatacağım. Benim şahsım, veya herhangi birinin şahsı, yalnızca ona ait bir şey değildir; zira hiçbir insan, kendinden bağımsız bir evrensel zihnin parçası olmaktan azade değildir. Bu sebeple, benimle benzer zihni paylaşanlar, bu yazının muhatabıdır.
Ben yaşamı manasız gören ama bu manasız yaşamın terk edilmesinin de bir anlamı olmadığını düşünen biriyim. O sebeple ölmek için bahaneler aramıyor ve sebebi olmayan bir yaşamı, sebebi olmayacak şekilde yaşıyorum. Hayata dair yaptığımız hiçbir eylemin anlamı olmadığını düşünmekle; hiçliğin içindeki hiç olan yaşam denen şeyi hissederken, onun içinde vakti geçirmek için her eylemi, her ülkü’yü bir hareket olarak görüyorum.
Şimdi tekrar konuya gelecek olursak, benimle benzer düşüncelere sahip olan insanların birçoğunda, yaşamı biraz daha fazla uzatmak için verilen bir mücadeleye şahit oluyorum. Beraberinde, benimle benzer düşünen insanların ekseriyeti de ölmeyi arzulamaktan başka bir şey yapmıyor. Bunlar kendisine Nihilist diyor. Ben ise bu düşüncenin temel mantığıyla uzlaşmış, ancak o hiçliği kabullenip aşmış biri olarak düşünce sistematiğime “Exnihilizm” yani “Hiçtensonra” adını verdim. Sigarayı bırakma mücadelesi gibi eylemler, benim gözümde bu aşmanın pratiğidir.
Biz, yaşamın anlamsızlığı içinde ölme gayesi içine girmenin, anlamsızlık teziyle çeliştiği kanaatindeyiz. Hiç olan bir yaşamı sonlandırmanın hayaliyle yaşamak “hiç”e anlam katmaktır; insan bir hiç’i sonlandıracak kudrete sahip değildir. Hiç yoktur; “yok”u yok etmek ise mümkün değildir.
Burada “Sigarayı Neden Bırakmayacağım sorusu ne alaka, ona dair bir şey yok?” derseniz, sigarayı neden bırakmayacağım sorusunun cevabı aslında gayet açık: Bizler ölmek arzusuyla yaşamıyoruz. Sigaraya da çoğumuz hasbelkader, bir arkadaş ortamında heves ederek başladık. Bu eylemi sürekli bir eylem hâline getirirken ona dair bir planımız yoktu, onu kendi irademiz dışında hayatımızın önemli bir aktörü yaptık.
Sigarayı bırakmamak, bizi daha erken öldürecek bir şeyi elde etmeyi arzuladığımız anlamına gelmez ve bu eylem, ölümün peşinden koşmama düşüncemizle bir çatışmaya girmiyor. Çünkü sigarayı bırakma arzusu, yaşama arzumuzun zorunlu bir göstergesi olmamalıdır. Sigarayı bırakma amacımızı, yaşlanırsak eğer konforlu bir yaşlılık arayışı, maddi bir yük veya hijyene dayalı sebepler olarak adlandırabiliriz. Kısaca bir şeyi yaparken onu yaşamak ve ölmek için değil, onu yaşam içinde bir eylem olarak yapmalıyız.
Bu sigara gibi olmalıdır; içerken boşluk anlarımızı doldurmalı, bırakırken ise boşluğu dolduran gayemiz olmalı.
Yorumlar
Yorum Gönder