Bu yazıda eleştiri ve övgü bir arada bulunacak olsa da yazıya başlamadan önce şunu belirtmek isterim: İstiklal Kadınları, ülkenin kuruluşundan beri Milliyetçi ve Kemalist unsurların gerilemesine, terörün en meşru dönemini yaşıyor olmasına rağmen korkmadan meydanlara çıkmış; sadece kadınların değil, bütün Türk halkının politik sorunlarına göğüs germe cesaretini göstermiştir.
Solun Eleştirilerine Dair
İlk başta etnikçi-sosyalist ve sosyalist unsurlardan harekete yönelik gelen eleştirilere değinmem gerekirse; bu unsurlar, "İşçinin Kürdü-Türkü olmaz; sizler sınıf mücadelesini bölüyor ve kendi ajandanıza uyarlıyorsunuz," iddiasında bulunuyorlar. Bu eleştiri, öncelikle bölücü ve ırkçı terör örgütü ile ilişkili veya destekçisi olan yapıların haddine değildir; zira varlıkları, kendi söylemleriyle taban tabana tezattır. "Proleter Toplum" tezinin dahi aleyhinde azınlık milliyetçiliği yapan her unsur, bu eleştiride bulunmaktan kaçınmalıdır. Marx ve Engels, devrime giden yolda azınlıkların hâkim unsura dahil olmasını, üniter yapının sağlanmasını ve bu yapıda sonlanan kültür çatışmasının ardından sınıf devrimine giden yolun açılacağını çizer.
Buna rağmen hâlâ eleştiride bulunma cüretini gösteren topluluklar olacaksa şunları belirtmek gerekir: İstiklal Kadınları'nın "sosyalist" olduklarına dair bir iddiada bulunduklarına şahit olmadım. Zira her milliyetçi unsur, halkının müdafaasıyla görevlidir ve bunun için Milliyetçi ya da Türkçü olmak dışında ek bir ideoloji benimsemek mecburiyetinde değildir. Hatta halkın savunulması ile ulusun ve milletin refahının devletin önüne konulması, Türk kültür, toplum ve devlet anlayışının temel esasıdır. Öyle ki Orhun Yazıtları'nda dahi Kağan, meşruiyetini doğrudan milletin refahına ve güvenliğine dayandırmaktadır.
Merkeziyetçilik ve Ulusçuluk Üzerine Sol Dayanaklar
Engels, F. (1849). "Democratic Pan-Slavism", Neue Rheinische Zeitung*, No. 222.
Marx, K. & Engels, F. (1848). *Komünist Parti Manifestosu*, Bölüm I: "Burjuvalar ve Proleterler".
Engels, F. (1859). *Po and Rhine*, Lawrence & Wishart, Marx/Engels Collected Works, Vol. 16.
Marx, K. (1871). *Fransa'da İç Savaş* (Özellikle III. Bölüm).
Orhun Yazıtları (Bilge Kağan Yazıtı), Doğu Yüzü, Satır 26-27. (Düzenleyen: Talat Tekin, *Orhon Yazıtları*, Türk Dil Kurumu Yayınları).
Halkçılık İlkesi ve Halkın Menfaati
"Bizim halkımız çıkarları birbirinden ayrılır sınıf halinde değil, aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir." (Atatürk, 1923)
"Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde, Anadolu köylü kadınının üstünde kadın mesaisi zikretmek imkânı yoktur." (Atatürk, 1923, Tarsus)
Yusuf Has Hacib, *Kutadgu Bilig* (Çev. S. Köse), Türk Dil Kurumu Yayınları.
"Beyliğin temeli töredir (hukuktur). Töre bozulursa devlet gider." Burada töre, milletin birliğini ve hakkını koruyan kurallar bütünüdür.
Gökalp, Z. (1923). *Türkçülüğün Esasları*.
"Milliyetçilik, seçkinlerin çıkarını değil, halkın (milletin) kolektif vicdanını temsil eder."
Güngör, E. (1980). *Türk Kültürü ve Milliyetçilik*, Ötüken Neşriyat.
"Milliyetçilik, halkın ekonomik ve sosyal refahını sağlamak zorundadır; aksi takdirde kuru bir slogan hâline gelir."
Milliyetçi Cenaha Yanıt
Yazının üst kısmında paylaştığım kaynakçalar sizin için fazlasıyla açıklayıcı olmalıdır. Şayet bunlardan ders almayıp eleştirilerine devam edenler varsa, onlar yetersizlik, cehalet sloganlarıyla bezenmiş ve şahsi çıkarlara peşkeş çekilmiş eylemler içerisine düşmüş kişilerden başkası değildir. Çünkü bu kişiler partizanlıkları sebebiyle görevden kaçmakta, partilerinin pasif tutumlarına göz yummakta ve Türk halkının müdafaasına engel olmaktadır. Partili dostlarımızın asıl görevi, partilerini harekete geçmeye davet etmek; mevcut yapıları ataletten, acizlikten ve korkaklıktan kurtarmaktır.
Kadınlara yönelik eleştirilerinizde, onların "yanlış yapıların" eylemleri içerisinde bulunmasını bahane ediyorsunuz. O hâlde şu soruya cevap verin: Partilerimiz neden o yapıların yerini alıp mücadele etmiyor da İstiklal Kadınları, halkını savunmak için hem emperyalizmin sol aparatlarıyla hem kendi cemaatiyle hem de devletle karşı karşıya gelme ve kavga etme cesaretini göstermek mecburiyetinde kalıyor? Üstelik hareket, partilerinizin yokluğuna dair serzenişte bulunuyor diye onları Milliyetçi, Kemalist ve Ulusalcı unsurlara zarar vermekle suçluyorsunuz. Oysa size zarar veren şey bu serzenişler değil; tüm uyarılara rağmen korkaklıkta ve atalette diretiyor olmanızdır. Onurlu bir duruş sergileyin ve artık harekete geçin!
Eleştiri ve Tavsiyeler
Hareketi ilk eleştirdiğimde ve sitelerini incelediğimde gördüğüm en büyük eksiklik, teorik yazı yetersizliğiydi. Bu eksiklik, ilerleyen süreçte hareketin ilkesel bütünlüğünden koparak dağılmasına yol açabilir. Çünkü ortak bir amaç için toplanan kişiler arasındaki uzlaşıyı ve birlikteliği daim kılacak olan şey teorik ve fikrî netliktir. Bu netliğin sağlanamadığı durumlarda, topluluk içinde fikrî tartışmalar baş gösterdiğinde çatırdamalar ve parçalanmalar kaçınılmazdır. Mevcut şartlarda iç ve dış düşmanlarla yürütülen çatışma henüz çok sıcak olduğundan bu sorun şimdilik görünmez olabilir; ancak bu risk vardır ve er ya da geç kendini gösterecektir. Umarım bu uyarılarım ciddiye alınır.
1 Mayıs gündemi hususunda hareket, bu gibi sınıf tabanlı pratiklerin içinde oluşunu çok iyi izah etmelidir. Zira milliyetçilik ile sınıfçılık ayrımına gelindiğinde, eğer bir "sosyalist-milliyetçi" sentez kurulmayacaksa çıkar çatışması kaçınılmazdır. Bu bağlamda milliyetçi bir yapının teorik ve pratik olarak benimsemesi gereken kimlik, kanaatimce şu olmalıdır: "Siyasi iktidarın Türk halkını sermaye karşısında ezdiği süreçte, sınıfsal hareketler aslında bir ulus ve millet mücadelesidir. Bu mücadele galip gelirse; Türk devleti, köklü geleneği ve töresi itibarıyla sınıf çatışmasına son verecek, tüm unsurlarının refahını sağlayıp koruyacak olan Halkçı iktidarı kuracaktır." Bunun en büyük örneği Atatürk'tür. Atatürk, Halkçı ve Solidarist Cumhuriyeti kurana dek 1 Mayısları kutlamış; ardından ulusal dayanışmayı tesis ederek herkesin refahını ve kardeşliğini güvence altına alma adımını atmıştır. Eğer Atatürk'ün Halkçı iktisat modeli tam manasıyla sürdürülseydi ve sonraki iktidarlar sermaye yanlısı olmasaydı, sınıf mücadelesi ve temsilleri zaten anlamını yitirecekti. Bir Türk milliyetçisinin gayesi de ilk Türk devletinden beri benimsenen o refah ve dayanışma yurdunu yeniden inşa etmek olmalıdır.
"Herkesle kavga etmek" konusuna gelecek olursak; bu konuda herkes eleştiri getirebilir, lakin yapılması gereken en doğru hareket budur. Eğer herkes yanlış yoldaysa, kavga ne kadar yorucu olursa olsun haktır.
Yazıyı okuyan herkese teşekkürler.
Milliyetçi Feminizme ve Kadın Hareketlerine Dair Yerli ve Yabancı Dayanaklar
Abadan-Unat, N. (2017). *Kum Saatini İzlerken*. İstanbul: İletişim Yayınları.
Afetinan, A. (2015). *Atatürk ve Türk Kadın Haklarının Kazanılması: Tarihsel Bir Çizgi*. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Blom, I., Hagemann, K., & Hall, C. (2000). *Gendered Nations: Nationalisms and Gender Order in the Long Nineteenth Century*. Oxford: Berg Publishers.
Enloe, C. (2014). *Bananas, Beaches and Bases: Making Feminist Sense of International Politics*. California: University of California Press.
Gökalp, Z. (1923). *Türkçülüğün Esasları* (Özellikle "Hukuk Türkçülüğü" ve "Ahlaki Türkçülük" bölümleri).
Güngör, E. (1980). *Türk Kültürü ve Milliyetçilik*. İstanbul: Ötüken Neşriyat.
Jayawardena, K. (1986). *Feminism and Nationalism in the Third World*. London: Zed Books.
Kandiyoti, D. (2013). *Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar: Kimlikler ve Toplumsal Cinsiyet*. İstanbul: Metis Yayınları.
McClintock, A. (1995). *Imperial Leather: Race, Gender, and Sexuality in the Colonial Contest*. New York: Routledge.
Moghadam, V. M. (1994). *Gender and National Identity: Women and Politics in Muslim Societies*. Oxford: Oxford University Press.
Muhiddin, N. (1931). *Türk Kadını*. İstanbul: Numune Matbaası.
Pateman, C. (1988). *The Sexual Contract*. Stanford: Stanford University Press.
Tekeli, Ş. (1982). *Kadınlar ve Siyasal-Toplumsal Hayat*. İstanbul: Birikim Yayınları.
Walby, S. (1996). "Woman and Nation". *International Journal of Comparative Sociology*, 33(1-2), 81-100.
Yuval-Davis, N. (1997). *Gender & Nation*. London: Sage Publications.
Zihnioğlu, Y. (2003). *Kadınsız İnkılâp: Nezihe Muhiddin, Kadınlar Halk Fırkası, Kadın Birliği*. İstanbul: Metis Yayınları.
Yorumlar
Yorum Gönder